Dijital Bir Dünyada Marka Yaratmanın Değeri?

Bugün kızınızın sınıf öğretmeni sizi aradı ve hafta sonu gösterisi için bale kıyafetinin hazır olup olmadığını sordu. Nasıl yani? Üstelik bu bilginin yer aldığı kağıdı 1 hafta önce kızınız ile eve gönderdiğini belirtti. İyi de siz 4 gün içinde bale kıyafeti nereden bulacaksınız? Üstelik bale kıyafeti nerede satılır bunu bile bilmiyorsunuz…!

30_11

Bu durumda yapacağınız ilk işin ne olacağını çok iyi tahmin ediyorum. Google’a girip “bale kıyafeti” araması yaparak size bir an önce bu ürünü ulaştırabilecek bir firma bulmaya çalışacaksınız. Evet, firmalar listelendi. Tek tek tıkladınız. Online alışveriş olanağı sağlayanlara baktınız. Hatta birçok ürün arasından fiyat karşılaştırması yaptınız. Bu arada birçok adwords reklamı, bir çok retargeting reklam, hatta birkaç tane online mukayese sitesi ile de karşılaştınız. İyi de şimdi hangisini satın alacaksınız? En güvendiğiniz firmadan mı? Size en sempatik görünen siteden mi? En ucuza ürün satandan mı? Size sunduğu kampanya olanaklarını beğendiğinizden mi? Günün sonunda bir karar vereceksiniz ama ne siz ne biz bu kararın “NASIL?” alınacağını önceden bilemeyeceğiz.

Yıllardır pazarlama sektörünün bir ürün ya da hizmeti satabilmek için gerekli olan tüm nimetleri kullanmaya çalıştığını biliyoruz. Ama maalesef kimse homoekonomikus değil. Yani satın alma kararını sadece mantıki ve ekonomik kararlar ile alan ve duygusal motivleri satın alma kararını etkilemeyen varlıklar değiliz. Öyle olsaydık zaten hayat çok daha kolay – ama bir o kadar da sevimsiz  – olurdu.

Evet performansa dayalı pazarlama çok önemli. Hem yatırım getirisini çok doğru bir şekilde ölçebiliyorsunuz, hem de performans elde ettikçe bütçe harcıyorsunuz. Nereye gittiğini tam olarak da bilemediğiniz milyonları medya planlamalara harcamıyorsunuz. Ama tüketici için hala marka algısı çok önemli. Eğer Marka kişide yüksek bir etki bıraktıysa güven duygusu çok daha yüksek oluyor ve müşteriye ne fayda sağlarsanız sağlayın kendini o marka ile etkileşime girdiği için “iyi” hissediyor.

Başarılı ve güçlü bir marka yaratmak ve buna uygun ve istikrarlı bir imaj yaratmak her zaman çok önemli olmuştur. Peki bir e-ticaret markası için marka stratejisi nasıl oluşturulmalıdır?

Marka Stratejiniz en basit tanımıyla müşterilerinizin sizi ve ürünlerinizi nasıl görmesini istediğinizdir. Buna göre firmanızı konumlandırmanız ve bir fark ortaya koyabilmeniz pazarlama stratejinizin ilk adımı olacaktır.

E-ticaret mağazaları Gerek yeni müşteri kazanmak (acquisition) , gerek mevcut müşteriyi elde tutmak (retention) ve gerek mevcut Müşterileri daha sadık hale getirebilmek için (loyalty) marka stratejini hala güçlü bir pazarlama aracı olarak kullanmaktadır.

Bu stratejik tanımla ilk başta sağlam bir şekilde yapılmadığı takdirde zaman içinde yeni deneyimler kazanmak ve geri dönüp yeniden düzeltme yoluna gitmek müşterilerin negatif direncine neden olacaktır.

Peki Sağlam bir E-ticaret Marka Stratejisi için cevaplanması gereken sorular nelerdir?  Bunu da bir sonraki yazımızda inceleyeceğiz.

Reklamlar

Dijital ve Sosyal Medya Pazarlama Yönetimi Sertifika Programı

Istanbul Institute ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliği ile 4 yıldır kesintisiz başarı ve beğeniyle devam eden Dijital ve Sosyal Medya Pazarlama Yönetimi Sertifika Programı bünyesinde verdiğim Dijital Pazarlamaya Giriş ,  E-marketing ve Viral Pazarlama / Sosyal Medya Pazarlaması eğitimleri için detaylı bilgi ;

Istanbul Institute

Yoksa Siz Hala Annenizin Pazarlama Yöneticisiyle mi Çalışıyorsunuz?

Yıllardır verdiğim eğitimlerde Dijital Pazarlamanın tanımını yaparım. Ama günün sonunda hep aynı fikri savunmuşumdur; Pazarlama tektir. Zaten pazarlama stratejisinin doğru belirlenmesi ve doğru uygulanabilmesi için teknolojinin tüm nimetleri kullanılmalı, tüm fırsatlar değerlendirilmelidir.

Peki, Pazarlama üst düzey yöneticileri bu nimetleri iyi algılayabiliyor ve iyi kullanabiliyor mu?

Günümüzde bu konuda en büyük görev ajanslara düşüyor. Özellikle bir iletişim kampanyasında 360 derece öneri sunabilen ajanslar mutlaka iletişim karmasına dijital projeleri ve mobil teknolojileri bütünleştirmeye çalışıyor. Fakat bu yaratıcı çabalar genellikle kampanya bazlı olup, firmalar adına genel bir stratejisi oluşmasını sağlamıyor. İşte bu noktada Pazarlama Profesyoneli aslında bütün pazarlama stratejisinin dijital ayağını uzun vadeli planlarına entegre etmeli, yenilik ve gelişmeleri ve hatta teknolojiyi iyi takip etmeli ve bu teknolojiyi işine nasıl uygulayabileceği konusunda yeterli yaratıcılığa sahip olmalıdır.

Hatta dijital medya ve teknolojilerin en büyük nimeti olan Hedefleme, Pazar Araştırma, Analiz ve İnteraktivite konularında tüm olanakları en yüksek seviyede kullanabilmelidir.  Çünkü en iyi niyetli ajans bile firma adına bu kadar önemli ve yön verici kararları alabilmekle yetersiz kalabilecektir.

İngiltere ve ABD’de artık sadece reklam ajanslarının değil, Coca Cola, Nike, Unilever gibi büyük firmaların da pazarlama departmanlarında teknoloji ekipleri kurulduğunu ve hatta pazarlama bütçesinin %25 – % 30 gibi bir payının teknoloji yatırımlarına ayırıldığını gözlemliyoruz. Bu yatırımlar sadece pazarlama iletişiminde değil artık temel pazarlama karması 4P’de yer alan Product- Ürün ve Place- Dağıtım kanallarının belirlenmesinde de önemli rol oynamaktadır.

Sonuç olarak bundan sonra pazarlama üst düzey yöneticilerinin daha büyük değişimlere uğraması, bilgi birikimlerini arttırmaları ve daha vizyoner bir bakış açısı kazanmaları kaçınılmaz bir hale gelecektir.

Pazarlamada Yaratıcılık Dönemi Şimdi Başlıyor…

Dijital Pazarlama günümüzde en popüler konu başlıklarından biri haline geldi.

Tüm Pazarlama dünyası bu yeni dünyanın nimetlerinden yararlanmak istiyor…

Tek sorun aslında Dijital Pazarlamanın bir pazarlama taktiği olarak görülmesi…Aslında Dijitallik bir değişim sürecinin önemli bir parçası..Klasik tanıtım mecralardan , her bireyin bir mecra haline dönüşme hikayesi…

Bu süreç tüm pazarlama profesyonelleri açısından çok hızlı, çok yaratıcı ve çok iyi gözlemci olma zamanı…

Çünkü herşey çok hızlı değişiyor.